DÜN YİNE ÖLDÜK… !

 

 

Dün Ülkemizi derinden saran iki olay yaşandı, bir avukat ve bir doktor görevi başında maalesef vurularak öldürüldü…

Aslında biz öldük farkında değiliz…

Aslında insanlık öldü biz farkında mıyız? bilmiyorum…

Aslında yarınlarımız ölüyor onu henüz farkında değiliz maalesef…

 

*******

Ne olmuştu dün hatırlayalım,

İstanbul’da bir kişi, Bakırköy’de avukatı çalıştığı büroda katletti, ardından Büyükçekmece’de ‘davacı’ olduğu belirtilen kadını öldürdü.

Adam avukat, dava kazanır dava kaybeder yapacak bir şey yok bu bir meslek…

İyi yapar kötü yapar işini buna da yapacak bir şey yok…

Davanla alakalı sorun varsa yapacak tek bir işin var yasal süreçle hakkını ya da hıncını almak…

Dava eden kadını ve avukatını hangi ruh sağlığıyla hangi kin ve öfkeyle öldürebiliyor bunun açıklanacak neresi var anlamak mümkün değil…

Olayın özeti şu şekilde ;

Katil(!), tabanca ile yaraladığı kişinin ailesi tarafından açılan tazminat davasını geri çekmemesi üzerine, bu saldırıları gerçekleştiriyor. Saldırgan, önce davaya bakan avukat Servet Bakırtaş’ı ofisinde infaz ediyor, ardından da Büyükçekmece’deki iş yerinde kendisine dava açan Öznur Tufan’ı öldürüyor.

Ne yazılabilir bilmiyorum bu durum ne ilk ve ne son olacak toplumu bu kadar kin ve öfkeye ne itiyor bilemem ama yazımın sonunda diğer olayı da yazdıktan sonra sebebi net bir şekilde anlayacağınıza inanıyorum…

********

Ve yine bizleri derinden etkileyen ikinci olaya gelelim bir doktor hasta yakını tarafından görevi başında öldürüldü…

Olay dün öğle saatlerinde Konya Şehir Hastanesi’nde meydana geldi, görevli Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Karakaya, 39 yaşındaki Hacı Mehmet Akçay tarafından poliklinikte vurularak öldürüldü. Aynı silahla kafasına ateş eden silahlı saldırganda yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Saldırgan Akçay’ın bir ay önce kaybettiği annesinin ölümünden doktor Karakaya’yı sorumlu tuttuğu ileri sürüldü…

 

Öncelikle şunu söyleyeyim ki, daha önceki yazılarımda da belirttim yasa dışı silah kullanımı ülkemizde son yıllarda inanılmaz derecede arttı…

İnsanlar o kadar rahat silah ya da tüfek veya çakı, bıçak alabiliyor ki internet üzerinden bile bunları sipariş verebilmek mümkün…

Denetleme neden bu kadar az hatta yok, bir AVM ye girerken bile didik didik arabamıza kadar aranıyoruz hastanelere neden herkes elini kolunu sallaya sallaya giriyor…

Hasta yakını annesinin ölümünü doktordan biliyor, acı düştüğü yeri yakar ona lafım olmaz, fakat hiçbir doktor hastasını öldürmez, ölsün diye uğraşmaz, elinden gelen ne varsa yapmaya çalışır bu kadar kinci olmayın lütfen…

Her insanın bir kapasitesi vardır, doktorların da aynı şekilde, son yıllarda ülke olarak yaşanan zor ekonomik ve psikolojik koşullar neticesinde doktorlar artık başka ülkelere kaçmaya başladı…

 

 

Bazı doktorlar özel hastanelere yönelmeye başladı. Hal böyle olunca Devlet hastanelerinde durum başka türlü vahim hale geldi. Günde düşünebiliyor musunuz – 50-60 kişiyi muayene ettiğinizi, sonuçta doktorlarda bizler gibi insan onlarında nefes almaya ihtiyacı var…

Artık belli zaman sonra iptal oluyorlar, yaşadığımız covid sürecinde tüm sağlık personeli ve doktorlar çok ağır bedeller ödediler…

Sen şimdi kalk benim yakınımı bu doktor öldürdü diye adamı vur öldür sonra kendi canına da kıy oldu mu? be kardeşim…

Canları yaktınız

Yuvalara ateş attınız

Yetim ve öksüz bıraktınız

 

Değdi mi? bu zalimliğe diye soracağım ama nafile maalesef buna benzer haberler Devlet ciddi bir önlem almadığı sürece devam edecek…

Gerekirse evleri arayın, gerekirse işyerlerini arayın, gerekirse her kesin üstünü arayın ama silah, falçata, çakı ve zarar verici her  şeyin bir şekilde çözümü ve caydırıcılıkta en üst seviyede cezalar verin…

 

hakkında Elif Serap GÜRKAN

Elif Serap GÜRKAN

Ayrıca Kontrol Et

RENKLERİN ANATOMİSİ

  ​Türkiye denilince akla sadece bir coğrafya gelmez; akla uçsuz buçaksız bir renk paleti gelir. …

Bir yorum

  1. Avatar
    VACİT KARAGÜLMEZ

    1983 ten bu yana kamu hizmeti olarak yapılan taksi şoförlerine yapılan görsel basın ve yazılı basın üzerinden ve ayrıca çoğu filmlerde taksi şoförünün sapıklık derece kişisel rahatsız olan rollerdeki insanların karekterlerini oynayan oyuncular tarafından bile aşağılayıcı tahkir ve tehcir edilerek taksi şoförüne karşı toplumda bir şiddet ve algı yaratılmaktadır.İsatanbul’da yaklaşık 18.000 (onsekizbin) ticari taksi bulunmakta ve sabahçı ve akşamcı ve yedek şoförle BİRLİKTE 50.000 taksi şoförü bulunmaktadır.Ama 39 sene zarfında binde biri kadar elli taksi şoförü bile emekli olamamıştır. Ne sgk sı ne de tazminat ve haftada normal işletmelerde 45 saat çalışılmaktadır.Ama taksi şoförü saat üçten üçe 15:00 dan 03:00 veya 03:00 dan 15:00 vardiyalarda 12 saat ÇALIŞMAKTA ve tazminat ne yemek saati nede herhangi bir sosyal hakları bulunmamakta ama hem yazılı hem de görsel basında taksi şoförleri linç edilmektedir.Bu konu da tazminat davası açmış bulunmaktayım. Ayrıca http://www.taksiciyim.com Web sitesi bile açtım. ŞU an açtığım dava istinafra Bölge adliye mahkemesindedir.Ayrıca ilk müşteri şikayetleri ve şoför istekleri diye Web sayfamda ve Daksi dayanışma sayfa grubunda da yöneticilik yapmaktayım.Taksi plaka sahipleri diye görülen insanlar bir kuruş vergi vermemektedirler. Ayrıca araçlar bile kendilerinin değil kiracılar üzerinden aylık kira almaktadırlar.Ticari taksiler
    Şoförlik ile geçimini yapmakta olan araçta çalışmak üzere İBB den rusum verilmiştir.Ama bu plaka sahiplerinin rüsumda isimleri mevcut ama taksi şoförlüğü yapmamakta ve Sayıştayın incelemelerinde tespit edilmiş olup araç plaka satışlarının tek yetkilisi İBB memurları tarafından ihale usulü yapılmakta gerekirken usulsüz ve noter huzurunda satış yapılıp, Trafikte tescil edilmektedir.Satış yapmaları da usulsüz çalışmaları da usulsüzdür.Ayrıca bir daire KİRASINDAN 2.000TL ( İKİ bin TL) karşılığında vergi alınmaktadır. Ama İTEO taksi plaka sahipleri şu an 3.500.000 TL (üç milyon beş yüzbin TL) plakadan kiralık ortalama aylık 11.000 TL (onbir BİN TL) kiracıdan alınmaktadır.Ruhsatta Araç plaka sahibi olarak rusum sahibinin İSMİ yazmaktadır. Ama aslında araç sahibi kiracı olup, kaza ve her bakımı kiracı tarafından karşılanmaktadır. RÜSUM PLAKA SAHİBİ NE TAKSİ ŞOFÖRÜNĞ NE DE ARAÇİCI BİLE GÖRMEMEKTEDİR.TÜM ALINAN YAKIT MASRAFLARI VE ARACIN MOTOR VERGİSİ VE TAKSİMETRE AYARININ PARASINI BİLE KİRACI VERMEKTEDİR. SADECE TAKSİ PLAKA SAHİBİ SADECE ÜZERİNE BASİT USUL VERGİ AÇMIŞTIR. BİR KURUŞ ŞU ANKİ ÇIKAN YASA İLE VERGİ VE SORUMLULUĞU YOKTUR. ARACIN ZORUNLU TRAFİK SİGORTASINI BİLE KİRACI ÖDEMEKTEDİR. BUNUN NERESİNDE ADALET VE HAKKANİYET VARDIR.GSM İLE DE GÖRÜŞEBİLİRİZ.SAYGILARIMLA,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir