Kaybettiklerimiz var bizim…
Nice güzellikleri bıraktık geride.
Üç beş dostun bir araya gelip,
Yalnızca hayallerden konuştuğu o günleri unuttuk.
Artık dillerde sadece geçim derdi,
Yorgun bir yaşamın ağırlığı var.
Komşu kapılarının ardına kadar açık olduğu,
Çayın koyulup muhabbetin aktığı o sıcaklığı kaybettik.
Bir selâmın taşıdığı güveni,
Bir gülüşün ruhumuza kattığı ışığı kaybettik.
Elimizdekilerin kıymetini bilmedik,
Gözümüz hep daha fazlasında;
Ve fark etmeden, en değerli olanı —
İnsanlığımızı yitirdik belki de.
Yaşayan ölüler misali,
Sadece 60–70 yıllık bir ömür için varmışız gibi,
Bizden başka kimse yokmuşçasına
Değerlerimizi bir bir bıraktık ardımızda.
Büyükler gidince sözlerin ağırlığı azaldı,
Mazi sessizleşti, tarih yetim kaldı.
Villalar, arabalar, pahalı eşyalar…
Belki kazandık.
Ama dostluğu, kardeşliği, sevgiyi,
Sevilmeyi, paylaşmayı, huzuru,
Ve saygıyı kaybettik.
Kazanmak için çabalarken,
Benliğimizden verdik;
Makam için, para için
Onurumuzu azalttık.
Bazen bakmadık arkamıza,
Bazen de gururumuzdan kaydık yolumuzdan.
En sonunda dönüştük;
Yaşayan ama hissetmeyen,
Nefes alıp ama ruhu unutan
Sıradan varlıklara…
Evet, hâlâ yaşıyoruz belki,
Ama korkarım ki…
Biz insanlığımızı kaybettik.
Velhasılıkelam Evrensel bakış