Bir hayalim var içimde yıllarca geliştirdiğim, büyüttüğüm, yeşerttiğim, umutlarımı hep diri tuttuğum. İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış. Hayal yoksa yaşam da yoktur. En ufacık bir hadise bile bir hayalle başlar ve gelişir. Hayal etmesek, biz hayal kurmasak, gelişemeyiz, büyüyemeyiz, ilerleyemeyiz. Bütün icatların çıkış noktası bir hayaldir. Ortada hiç var olmayan bir şeyi inşa edebilmek için geniş bir hayal gücüne sahip olmak gerekir. Geçmiş zamanlarda insanların uçabilmesi sadece bir hayaldi. Aslında hayal bile değildi. Kimse böyle bir şeyin olacağına ihtimal dahi vermezdi. Yalnız biri bu hayali kurdu. Buna inandı ve bunu başardı. Bugün milyonlarca insanın ulaşımını kolaylaştıran, milyonlarca insanı dünyanın bir ucundan bir ucuna taşıyan icat sadece ufak bir hayalle ve bir soruyla başladı. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Hayallerimiz bize yaşamak için bir sebep verir. Yaşam içinde tutunmak, mücadele etmek, bazı şeyleri denemek ve yapmak için güç verir. Hayali olmayan bir insan ölmüş bir insandır. Ya da hayallerini o veya bu sebepten öldürmüş yıkmış bir insan, yaşamını devam ettirebilmek için kendinde bir heves bulamaz. Çünkü hayallerimiz bizi diri tutar. Yaşamımıza umut aşılar. Umudumuz diri olduğu sürece yaşarız biz. Umudunu kaybetmiş bir insan çoktan ölmüş ama cenazesi gömülmemiş bir insandır. Yaşamının bir anlamı ve bir gerekçesi yoktur. Ona göre yaşasa da olur, yaşamasa da. Ha bugün yaşamı son bulmuş ha on yıl sonra fark etmez. Çünkü umut tükenirse yaşam bir anlam ifade etmez. Peki, umutlarımız nasıl tükenir, neden tükenir? Umut hiç tükenir mi? Allahtan umut kesilir mi? Çokları der inan ve sabret olmaz dediklerin bir anda oluverir, kapanan kapılar bir anda açılıverir, yıkılan şeyler bir anda toparlayabilir. Öyle mi gerçekten? Gerçekten koşullar ve şartlar ne olursa olsun umut etmeye devam etmeli miyiz? Yoksa pes mi etmeliyiz? Gerçekçi olmayan hayallerden bahsetmiyorum aslında. İnsan gerçekleştiremeyeceği şeyin hayalini kuramaz çünkü. O şey zihninde beliremez ve öyle bir şey düşünemez. Bir şeyi hayal edebiliyorsanız o şeyin sahibi de olabilirsiniz. Uçağı icat eden mucidinyaptığı gibi. Ama tabi ki bunun için de bir şeyler yapıyor olmanız lazım. Bununla ilgili en gerçekçi ve doğru adımları atıyor olmanız lazım. Bazen istediğiniz şey olsun diye telaşa kapılıp işe yaramayacak bir anlam ifade etmeyen adımlar da atabilirsiniz. Biraz sabretmeniz lazım. Panik ve telaş halinde ortalığa saldırmamanız lazım. Sabreden derviş muradına ermiş. Sabret. Çevrende boş hayal kurduğunu söyleyen insanlar olabilir, sen aldırma buna çünkü hayal kurmaktan daha güzel bir şey var mı bu dünyada. Hele ki kendini bu hayalini yaşarken görsen, bundan daha büyük bir tatmin var mı bu dünyada. O yüzden umudunu öldürme, hayaline sahip çık. Kimse sana inanmayabilir sen kendine inan. İnanmak başarmanın yarısıdır, sen inan kendine. İnan ki başar, inan ki yaşa hayalini. Ben insanların hayallerini hiç bir zaman küçümsemem. Çünkü aslında özüne baktığımız zaman bu hayali kurmak bile onun için bir mutluluk kaynağıdır. Hayallerimiz mutluluk kaynağımızdır. Mutlu olmak istiyorsanız hayal kurun ve sonra bunu gerçekleştirmek için doğru adımları atın. Her şeye sahip olmak bir insanı mutlu etmeye yetmez. O yüzden doğuştan her şeye sahip insanların hayattaki en önemli mutlulukları es geçtiğine inanıyorum. Olmasını istediği bir şey için çabalamak. Bu insanı yaşamda diri tutan ve ona kendi potansiyelini fark ettiren önemli bir şeydir. Çabalamak. Bu bizim hayattaki yolculuğumuza bir anlam katar. On kez yenilmiş olsan bile, on birinci kez dene. On birinci de olup olmayacağını bilemezsin. Kayıp krallığın hazinesini, ancak ve ancak onu arama ve bulma konusunda sarsılmaz bir inancı ve çabası olanlar bulabilir. Yarı yolda pes edenler değil. Pes etmek bana göre değil hiç bir zaman. Ben kafama koyduğum şeyi mutlak surette yapmak isterim ve bunu elde ettiğimde yaşayacağım mutluluk benim için paha biçilmez olur. Peki, siz, bu hayallerinizi tek başınıza mı oluşturmaya çalışırsınız genelde, yoksa size destek olan destekleyici güçleriniz var mıdır hayatta? Bu aileniz olabilir, çok yakın bir dostunuz olabilir ya da hayatınızı paylaştığınız insan olabilir. Destekten kastım aslında size inanan birileri var mı çevrenizde yoksa tek başına mısınız bu mücadelede. Destek almak güzel bir şey, bunu hafife almayın çünkü siz yorulduğunuzda ya da pes etmeye yüz tuttuğunuzda size taze bir kan olur bu. Ben her şeyi kendi başıma yaparım, kendim hallederim modunda takılmayın çünkü hayat paylaştıkça güzelleşir. Paylaştıkça bir şeyin değerini anlarız aslında. En çokta sevdiklerimizle paylaşabilmek için bu hayalleri yaşamak isteriz. Düşünsenize, kendinizi hayalinizi yaşarken buluyorsunuz ve sevdiğiniz, sizi seven ve destekleyen insanlarda yanı başınızda. Sevgi paylaştıkça çoğalır. Hayat paylaştıkça güzelleşir. Eğer bir dilim ekmeğin varsa yarısını sevdiğin biriyle paylaş. Hayat o zaman anlam kazanır ve en güzel mutluluklar o zaman yaşanır. Yoksa sen yalnız başına bir hayalini gerçekleştirmişsin kimseyle paylaşamıyorsun, kimsenin gözlerinin içine bakıp mutluluğuna ortak olmasını sağlayamıyorsun o zaman ne anlamı var. Elbette başarı başarıdır. Ama başarıda paylaştıkça güzeldir. Çünkü biz başkaları tarafından görünür olmayı arzularız en çok bu hayatta. Görünüyorum o halde varım diyebiliriz pekâlâ. Hayal kuruyorum o halde varım. Ben de belki başka birinin bir hayali olarak doğdum bu dünyaya. Anne ve babamın. O yüzden hayalini diri tut ve hayalinin elinden tut. Birlikte çimenlikte koş dolaş, dinle onu, söylemek istediği şeyi anla ve ne olursa olsun bırakma. Çünkü biz böyle güzeliz hayallerimizle. Biz böyle özeliz hayallerimizle. Biz böyle yaşıyoruz hayallerimizle. O halde hayal et ve yaşa hayalini en mutlu şekilde.
Velhasılıkelam Evrensel bakış