GÖNÜL DERGAHINDAN NİLAY ARSLAN’A SELAM OLSUN
Sevgili dostlar; aldım kalemi elime koydum kağıdı önüme basladim yazmaya.Başladim başlamasına da bu gün sizlerle neyi paylaşayım diye düşündüm.Ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu süreçlerde dostların dostlukların ne kadar önemli olduğunu değer verdiğimiz insanların ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha vurgulamaya karar verdim.
Sizler ile bugün hem yaptığı işlerle hemde insanlara verdiği umudun güzelliği ile binlercesinin hayatına ışık olan çok ama çok güzel bir dostumuz dan bahsetmek istiyorum.Kadının toplumdaki önemini kişilerin hayatlarına dokunmanın kiymetini en iyi anlatan biri Nilay Arslan’ dan bahsetmek geldi içimden.Kendisi bioenerji uzmanı aynı zamanda tasavvuf ilmi ile yüreklerimizin en derininde ki insanın kendi ile olan yolculuğunda, kendinden kendine yolculuğunda yol arkadaslığı misyonunu üstlenmiş mütevazı, bir o kadar cana yakın biri.
Hani derler ya, özüme yolculuk yapıyorum gerçekten de bizleri alıp en değerli varlığımıza özümüze gitmemizi saglayan ve oraya nasıl ulaşılacağını anlatan biri Nilay Arslan.Hayatta bize bizden başka yardım edecek, bizi bizden başka değiştirebilecek bir başkasının olmadığını anlatmaya çalisyor aslında. Verdiği eğitimler ve danışmanlıklar da.Öyle güzel bir aurasi var ki kendini tamamen bu bilgi deryasinin içinde buluveriyorsunuz kendinizi.Acılar ile nasıl başa çıkabileceğini ,aslında yapanın da yaptıranın da Allah olduğunun farkindalığinı yaşatıyor sizlere.Bir çok alanda kendini ispatlamış,olaylara bakış açısı ile gönül köprüsü kurmuş kocaman yürekli insanı kaleme alırken öyle güzel bir huzur kapladı ki içimi.Nilay Arslan’ın eğitimlerinde en büyük farkindalık nerede başlıyor asıl anlatılmak istenen ne biliyormusunuz? YAR İLE BİR OLMAYINCA, YERLE BİR olurmuş ya insan işte tam da bu noktada alıp sizi adeta bilgi deryasının içine sokuveriyor.
Mevlana’ dan Şems hazretlerine, tasavvufun en derininden sesleniyor tüm güzel yüreğiyle.
İlahi sistemin işleyişinde, gözden kaçırdiklarımızı kimi zaman da dünyevi arzularimizin peşinden koşarken ertelediğimiz öteledigimiz, hem kendimizi hem de karşımızdakini incittiğimiz budami beni buldu,yine mi bunu yaşıyorum,eyvah ben şimdi ne yapacağım telaşının aslında ne kadar yersiz nasıl da gereksiz olduğunu aslında tüm olması gerekenin tam teslimiyet olduğunu anlatmaya calisiyor..
Hani derler ya gönülden gönüle gizli bir köprü vardır diye işte bu köprüyü hem öğrencileri hemde danışanlari arasında kurmayı başarabilmiş, öğrendiklerini ilmek ilmek örerek verebilmiş böylesine kıymetli gönlü güzeli tanımaktan gurur duyuyorum .Eminim ki sizler de bu yazımı okuduğunuz esnada bu gururu benimle birlikte yaşayacaksınız.
Ne mutlu bana, ne mutlu sizler gibileri yetiştiren ana babalara…..
Evet sevgili gönül dostlarim; bugünlük benden bu kadar. Her daim yolunuz en güzele değil sizin için en hayirlisina çıksın .