İçeriğe geç
KÜLTÜR

AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA…

Hayatımızda en çok kullandığımız ama anlamını en geç fark ettiğimiz cümleler vardır. Bunlardan biri de “Yaşandı, bitti…” İyi ama gerçekten biten nedir? Bir insan hayatımızdan çıktığında sadece o kişi mi gider? Bir…

Hayatımızda en çok kullandığımız ama anlamını en geç fark ettiğimiz cümleler vardır. Bunlardan biri de “Yaşandı, bitti…” İyi ama gerçekten biten nedir? Bir insan hayatımızdan çıktığında sadece o kişi mi gider? Bir çocukluk dönemi sona erdiğinde sadece yıllar mı geçer? Bir şarkı bittiğinde sadece birkaç dakika mı susar?
Belki de hiçbir şey gerçekten bitmiyordur ne dersiniz? Sadece görünür hâlini kaybediyor ve içimizde başka bir biçimde yaşamaya devam ediyordur belki.
İnsanın kalbinde görünmeyen ne arşivler vardır. Orada kimsenin bilmediği hikâyeler, yarım kalmış cümleler, eski kokular, unutuldu sanılan yüzler bir gün karşımıza çıkmak için saklanır. Zaman geçer, hayat değişir, insanlar uzaklaşır ama bazı anılar bazen sessizce bazen de gürültülü biçimde yerini korur.
Bu belki de hayatın tortusudur. Bir fincan kahve içtikten sonra dibinde kalan iz gibi… İçtiğimiz kahve bitmiştir ama tadı hâlâ damağımızdadır. İşte bazı insanlar da böyledir. Hayatımızdan çıkarlar ama bize bıraktıkları hisler kalır.
Mesela biten bir aşkı düşünelim… Bir zamanlar aynı gökyüzüne bakıp aynı hayalleri kurduğunuz biri vardır. Birlikte dinlediğimiz bir şarkı, yürüdüğümüz bir sokak, paylaştığımız küçük bir mutluluk… Sonra bir gün yollar ayrılıverir. Herkes kendi hayatına başka yollardan devam eder. Belki isimler unutulur, konuşmalar azalır, fotoğraflar eski bir kutuya kaldırılır. Ama o insanın bize öğrettiği sevgi biçimi baki kalır.
Belki daha dikkatli severiz sonraları. Belki daha cesur oluruz. Belki de bir daha kimseye aynı şekilde bağlanamayız. Çünkü her ilişki, insanın ruhunda küçük bir iz bırakır. Çocukluk da böyledir. Geçip giden çocukluk yıllarına bakınca aslında kaybettiğimiz şey sadece oyunlar mı? Tabi ki değil. Kaybettiğimiz; hiçbir şeyi dert etmeden gülebildiğimiz günlerdir. Sokakta akşama kadar yorulmak bilmeden oynadığımız, dizimiz kanasa da oyuna devam ettiğimiz, küçük şeylerle mutlu olduğumuz zamanlardır. Bir gün eski bir mahalleden geçersiniz.
Belki evler değişmiş belki oyun oynadığınız sokakta artık arabalar vardır. Belki eski arkadaşlarınız başka şehirlerde, başka hayatların içindedir. Ama bir pencereye bakarken içinizde küçük bir çocuk yeniden uyanır. Çünkü çocukluk hiçbir yere gitmez. Sadece büyümüş hâlimizin içinde sessizce yaşamaya devam eder.
Bazen bir şarkı da geçmişi aniden geri getirir. Yıllardır dinlemediğiniz bir melodi bir anda sizi yıllar öncesine götürür. O şarkı çaldığında oturduğunuz bir oda, yanında oturan bir insan, yaşadığınız bir an gelir aklınıza. Şarkı bitmiştir ama sizde bıraktığı duygu bitmemiştir. Belki de insanı insan yapan şey biraz da budur. Yaşadıklarının kendisi değil, yaşadıklarının içinde bıraktığı izler… Çünkü hayat sadece başlangıçlardan ve bitişlerden oluşmaz. Aralarda kalanlardan oluşur. Bir vedadan sonra içimizde kalan cümlelerden… Söylenmeyen özürlerden… Saklanan fotoğraflardan… Unutuldu sanılan ama bir anda hatırlanan anılardan… Bazen insan “artık geçti” der. Ama bazı şeyler geçmez. Sadece sessizleşir. Bir köşede bekler. Yıllar sonra hiç ummadığımız bir anda karşımıza çıkar. Bir koku, bir kelime, bir şarkı, eski bir fotoğraf… Ve bize neler neler hatırlatır: “Sen bunu yaşadın,” derken. Belki de geçmişin en güzel yanı budur. Geri dönmez ama tamamen kaybolmaz. İçimizde bir iz bırakır ve bizi bugünkü hâlimize getirir.
Yaşandı, bitti dediğimiz her şey aslında bizi biraz değiştirmiştir. Sevdiğimiz insanlar bize sevgiyi kaybettiklerimiz ise bize değer bilmeyi öğretmiştir. Bitirdiğimiz yollar bize yeni yollar açmıştır. Ve geriye kalan o küçük tortu… Bazen bir hüzün, bazen bir gülümseme, bazen de sadece sessiz bir teşekkürdür. Çünkü hayatın en değerli parçaları çoğu zaman yaşanırken fark edilmez. Onları değerli yapan, geride bıraktıkları izdir. Ve belki de insan, hayat yolculuğunda en çok o tortularla yürür. Çünkü bazı şeyler biter. Ama kalbimizde bıraktıkları hiçbir zaman tamamen silinmez.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir