EYLÜL GELDİ : KALBİN MEVSİMİ
Eylül geldi… Yazın telaşı geride kalırken insan biraz yavaşlıyor. Serinleyen sabahlar, uzayan geceler ve sararan yapraklar, bize bazı şeyleri yeniden hatırlatıyor. Mesela bir insanın sesinin, güne başlamak için ne kadar güzel bir…
Eylül geldi…
Yazın telaşı geride kalırken insan biraz yavaşlıyor. Serinleyen sabahlar, uzayan geceler ve sararan yapraklar, bize bazı şeyleri yeniden hatırlatıyor.
Mesela bir insanın sesinin, güne başlamak için ne kadar güzel bir sebep olabileceğini…
Bazen sabahın en güzel yanı, telefonun çalmasıdır. Uykunun arasından duyduğun tanıdık bir ses, “Hadi, kalk artık” der. Gün daha başlamadan yüzünde küçük bir tebessüm belirir.
Bazen de günün bütün yorgunluğu, birkaç dakikalık bir görüntülü konuşmayla hafifler. Çünkü bazı insanların yüzünü görmek bile insana huzur verir.
Hayat böyle küçük ayrıntılardan oluşuyor aslında.
Bir ses…
Bir bakış…
Sabahın erken saatinde gelen bir telefon…
Uyuyakalırken bile devam eden bir sohbet…
Ve insan fark ediyor ki, bazı insanlar hayatımıza büyük cümlelerle değil, küçücük ama unutulmaz ayrıntılarla yerleşiyor.
Mesafeler olabilir, yollar uzun olabilir. Ama gönülden gönüle giden yolun kilometresi yoktur.
Belki de Eylül’ün bize hatırlattığı en güzel şey budur:
Bazı insanlar yanımızda olmasa bile hayatımızın en yakın yerindedir.
Yeni bir mevsim başlarken dileğim; sabahlarımızı güzelleştiren sesler, içimizi huzurla dolduran yüzler ve yarım kalmayan güzel sohbetler hep bizimle olsun.
Hoş geldin Eylül…
Belki de bu sonbahar, özlenen birinin sesini daha sık duyduğumuz, yüzünü daha çok gördüğümüz ve kalbimize iyi gelen o küçük anları daha çok biriktirdiğimiz bir mevsim olur. 🍂❤️
Yağmur Yılgör


