İçeriğe geç
KADIN

DÜNYANIN EN GÜÇLÜ KADINI KİMDİR..?

ÖZEL HABER / YAZI DİZİSİ ​ ​Bir kadının gerçek gücü, başkalarına kanıtladıklarında değil; kendinde keşfettiklerinde saklıdır. ​Günümüz dünyasında güç kavramı sıklıkla maddi imkânlar, kariyer basamakları ya da toplumun dayattığı başarı kriterleriyle ölçülüyor.…

ÖZEL HABER / YAZI DİZİSİ
​
​Bir kadının gerçek gücü, başkalarına kanıtladıklarında değil; kendinde keşfettiklerinde saklıdır.
​Günümüz dünyasında güç kavramı sıklıkla maddi imkânlar, kariyer basamakları ya da toplumun dayattığı başarı kriterleriyle ölçülüyor. Oysa hayatın fırtınaları koptuğunda, dışarıdan inşa edilen tüm bu sahte kalkanlar birer birer yıkılabiliyor. Peki, bir kadını asla yıkılmayacak kadar güçlü kılan asıl şey nedir?
​Cevap ne unvanlarda ne de dış dünyada gizli; cevap tek bir kavramda saklı: Kendini bilmek.
​Kendi Yolu, Kendi Doğrultusu
​Kendini bilen bir kadın; neyi neden yaptığını, neyi asla yapmayacağını net bir şekilde çizmiş kadındır. Nerede duracağını, nerede yürüyeceğini başkalarının rüzgârına göre değil, kendi pusulasına göre belirler. Kendi doğrularının izinden giden, hayatın akışında başkalarının senaryolarını oynamayı reddeden bir kadın, yeryüzünün en sağlam zeminine basıyor demektir.
​Ona dışarıdan kimse yön veremez, hücum edemez; çünkü o, kendi iç dünyasında sarsılmaz bir kale inşa etmiştir.
​Omurgalı Duruşun Sırrı ve Anneliğin Gücü
​İşte bu duruşa literatürde “omurgalı duruş” denir. Omurgalı duruş; rüzgâra göre eğilip bükülmemek, popüler olana değil doğru olana tutunmaktır. Ne var ki bu dik duruş, katılık ya da kibir demek değildir.
​Hiç şüphesiz bir kadındaki en büyük omurga, onun anne olmasıdır. Anne şefkati, bir kadının ruhunu en derinden besleyen, ona sarsılmaz bir güç katan ve kendi yolunu çizmesini sağlayan en mucizevi çeşmedir. O şefkat ki, kadını hem koruyucu bir kalkan yapar hem de adımlarını daha kararlı atmasını sağlar.
​Kendini bilen, şefkatle beslenen ve dik duran bir kadın:
​Merhametinden ve vicdanından asla vazgeçmez. Vicdanı ve anne şefkati, onun en güçlü omurgasıdır.
​Kendi doğrularında kararlılıkla ilerler ve kendi yolunu çizer.
​Kendini fark ettiği gibi, başkalarının varlığına ve değerine de saygı duyar.
​Kendini Fark Eden, Dünyayı Değiştirir
​Kendi değerinin farkında olan bir kadın, başkalarını küçültmeye ihtiyaç duymaz. Aksine, kendi ışığıyla çevresini de aydınlatır; başkalarına değer verir, el uzatır ve güç katar. Çünkü bilir ki, gerçek güç paylaşılınca azalmaz, çoğalır.
​Hayatın karşımıza ne çıkaracağı bilinmez. Ancak kendini tanıyan, sınırlarını ve potansiyelini bilen, merhametini zırh, vicdanını ve anne şefkatini rehber edinen bir kadını hiçbir fırtına yıkamaz.
​Çünkü onun gücü, dışarıdan aldığı alkışlardan değil; içindeki o sarsılmaz duruştan gelir. Ve unutmamak gerekir ki, kadın olmak tam da buna değer.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir