İçeriğe geç
İletişim

Herkesin Fikri Var ; Kimsenin Sorumluluğu Yok

Ne güzel bir çağdayız… Herkes herkesin hayatı hakkında söz sahibi. Kimin ne yapması, nasıl yaşaması, hatta kimi sevmesi gerektiğini söylemekten çekinmiyoruz. Kendi hayatımızı düzene koymaya vakit bulamadan başkasının hayatına tadilat projesi hazırlıyoruz.…

Ne güzel bir çağdayız…

Herkes herkesin hayatı hakkında söz sahibi.

Kimin ne yapması, nasıl yaşaması, hatta kimi sevmesi gerektiğini söylemekten çekinmiyoruz. Kendi hayatımızı düzene koymaya vakit bulamadan başkasının hayatına tadilat projesi hazırlıyoruz.

“Ben olsam…”

Ne kolay cümle.

Çünkü o hayatı sen yaşamıyorsun. O yükü taşımıyor, o gecelerde uykusuz kalmıyor, o kararların bedelini ödemiyorsun.

Uzaktan bakınca her şey kolay.

Boşanırsın: “Biraz daha sabretseydin.”

İşinden ayrılırsın: “Başka iş bulsaydın.”

Seversin: “Değmez.”

Gidersin: “Vefasızsın.”

Kalırsın: “Cesaretsizsin.”

Susarsın: “Gururlusun.”

Konuşursun: “Çok konuşuyorsun.”

Ne yaparsan yap, birilerinin mutlaka söyleyecek bir sözü vardır.

Ama iş sorumluluğa geldiğinde, o kadar kalabalık değillerdir.

Çünkü başkasının hayatına yön vermek kolaydır; sonuçlarına onunla birlikte katlanmak değil.

Hepimizin görünmeyen bir tarafı var. Kimsenin bilmediği korkularımız, taşıdığımız yükler, geceleri kendimizle yaptığımız hesaplaşmalar…

Bu yüzden bir insanın hayatını, dışarıdan gördüğümüz birkaç parçaya bakarak yargılamak kolay; anlamaya çalışmak ise emek ister.

Belki de olgunluk, her konuda bir fikrinin olması değil; her fikrin söylenmek zorunda olmadığını bilmektir.

Çünkü hayat bir jüri salonu değil.

Kimse sürekli savunma yapmak zorunda değil.

Ve herkes, kendi hayatının sonuçlarını kendi omuzlarında taşıyor.

Bazen insanlara akıl vermekten daha kıymetli bir şey vardır:

Yanlarında durmak.

Çözmek değil.
Yargılamak değil.
Hüküm vermek hiç değil.

Sadece dinlemek.

Çünkü bazen bir insanın ihtiyacı, hayatını değiştirecek bir cümle değildir.

Sadece biri tarafından, ilk kez gerçekten anlaşılmaktır.

Belki de insanlığın en güzel hali, “Ben olsam…” demeyi bırakıp “Sen ne yaşadın?” diye sorabilmektir.

Yağmur’un kaleminden

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir