İçeriğe geç
İletişim

Ruhların Katilleri Aramızda : Çağımızın Gizli Vampirleri “Narsistler”

​Yazar: Aysel Öksüz ​Bugün dönüp etrafımıza bir bakalım; çağımızın en gizli, en tehlikeli virüsü aramızda dolaşıyor: Narsistler. Onları tanımanın en zor yanı, ellerinde bıçakla değil; en tatlı dille, en güven veren bakışlarla…


​Yazar: Aysel Öksüz
​Bugün dönüp etrafımıza bir bakalım; çağımızın en gizli, en tehlikeli virüsü aramızda dolaşıyor: Narsistler. Onları tanımanın en zor yanı, ellerinde bıçakla değil; en tatlı dille, en güven veren bakışlarla kapımızı çalabilmeleridir. Erkek veya kadın hiç fark etmiyor; ailemizin içinde, çocuklarımız arasında, en yakın arkadaşımızda, eşimizde ya da sevgilimizde karşımıza çıkabiliyorlar. Allah kimseyi böyle insanlarla karşılaştırmasın, çünkü onların tek gıdası insan ruhu.
​Bizler; empati kurabilen, sevgisini çekinmeden gösteren, vefalı, vicdanlı ve merhametli insanlarız. Maalesef bu en güzel özelliklerimiz, o karanlık ruhların ilk hedefi olmamıza yol açıyor. Onlar, özellikle saf duygularla yaklaşan kadınları anında avucunun içine alır. Birdenbire bir büyü, bir okuma düşer üzerinize; hiç anlamazsınız. İlk başta gösterdikleri o yoğun saygı, sevgi ve merhamet, uzattıkları o el insana gerçekten güvenilir bir yuva gibi gelir. Gerçek bir dost gibi seversiniz.
​Sonrasında, sizi tamamen avucunun içine aldığını hissettiği an, yavaş yavaş sizi değersizleştirmeye başlar. Öyle bir noktaya getirir ki insanı; “Ben ne yaptım?” dersiniz. Kendinizi durduk yere suçlu hissedersiniz. Hiçbir suçunuz olmadığı halde, “Acaba yanlış bir şey mi söyledim, özür dilerim” cümleleri dökülür dudaklarınızdan. Ve bu durum, zamanla insanın kalbini, ruhunu, bedenini ve sosyal hayatını altüst eder.
​Peki, insan kendine bu kadar yabancılaşan bir bağımlılığa nasıl hapsolur? Öyle bir bağlar ki kendine, “Bana ne oluyor? Ben aşık mı oldum?” diye sorarsınız. Aslında yaşananın aşkla uzaktan yakından alakası yoktur. Bu sadece, insanları kendine bağlayıp onların duygularıyla beslenen bir düzenin tutsaklığıdır. Onlara insan sıfatını yakıştıramıyorum; onlar, güzel insanların ruhlarının katilleri.
​Sadece yaşayanlar bilir bu acıyı. Dışarıdan bakan, o görünmez duvarları göremez. İşte tam da bu yüzden, insanların bilinçlenmesi, okuması ve kendilerini bu tuzaklara karşı geliştirmesi şarttır. Çağımızın bu duygusal vampirlerine karşı en büyük ceza, en güçlü kalkan: Onlar nasıl sizi görmezden gelip değersizleştirmeye çalışıyorsa, siz de aynı şekilde yolunuza devam edeceksiniz. Kendi ayaklarınızın üzerinde durarak, kendi başarılarınızla ve o saf, tertemiz sevginizle yeniden ayağa kalkacaksınız. Güzel insanların ruhunu esir almalarına asla izin vermeyelim.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir