Var Mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?
İnsan hayatı boyunca birçok şeyden korkar. Kaybetmekten, yalnız kalmaktan, sevilmemekten, başarısız olmaktan, reddedilmekten… Belki de en derinlerde, bir gün yok olmaktan. Peki hiç düşündük mü? Var mıyız ki yok olmaktan korkuyoruz? Çünkü…
İnsan hayatı boyunca birçok şeyden korkar.
Kaybetmekten, yalnız kalmaktan, sevilmemekten, başarısız olmaktan, reddedilmekten…
Belki de en derinlerde, bir gün yok olmaktan.
Peki hiç düşündük mü?
Var mıyız ki yok olmaktan korkuyoruz?
Çünkü hayatın içinde olmak başka, hayatının içinde gerçekten var olmak başka.
Nefes almak, çalışmak, bir yerlere yetişmek, sorumluluklarımızı yerine getirmek… Bütün bunlar hayatın içinde olduğumuzu gösterir. Ama gerçekten acaba kendi hayatımızın içinde miyiz?
Bazen insan yaşarken kendisinden uzaklaşabiliyor.
Başkalarının beklentilerine göre karar veriyor, “Ne derler?” diye düşünüyor, istemediği şeylere “evet” diyor, söylemek istediklerini içinde tutuyor. Kendi sesini duymak yerine başkalarının sesini takip ediyor.
Sonra fark etmeden kendi hayatında başrol olmak yerine figüran olmaya başlıyor.
Oysa var olmak, yalnızca bir yerde bulunmak değil ki.
Var olmak; kendi seçimlerini yapabilmek, hayatının sorumluluğunu alabilmek ve kendi hikayende başrolü üstlenebilmektir.
Elbette her şeyi seçemeyiz.
Ama yaşadıklarımız karşısında nasıl duracağımızı, neye tutunacağımızı, neyi bırakacağımızı ve hangi yöne yürüyeceğimizi seçebiliriz.
İşte özgür irade tam burada kendini gösterir.
Korkuya rağmen adım atabilmekte…
Karar verebilmekte…
Gerektiğinde “hayır” diyebilmekte…
Kendi yolunu seçebilmekte… En önemlisi de seçiminin sorumluluğunu üstlenebilmekte.
Çünkü cesaret, korkunun hiç olmaması değildir.
Korkuya rağmen yürüyebilmektir.
Bazen insanın önündeki en büyük engel hayatın kendisi değil, kendi içinde büyüttüğü korkulardır. “Ya olmazsa?” der, “Ya kaybedersem?” der, “Ya yanlış seçim yaparsam?”
Halbuki hiç seçim yapmamak da bir seçimdir.
Bazen insan, yanlış yapmaktan korkarken kendi hayatını yaşamayı erteler.
Kimbilir… Belki de asıl kayıp budur.
Çünkü insanın kendisinden uzaklaşması, bir anda olmaz. Küçük vazgeçişlerle başlar.
Bir isteğinden vazgeçersin.
Bir duygunu bastırırsın.
Bir hayalini ertelersin.
Bir türlü kendin için karar veremezsin.
Sonra bir bakarsın, hayat akmış ama sen kendi hayatının içinde kendine yeterince yer açamamışsın.
Oysa ki hayat bize her gün yeniden bir seçim hakkı verir.
Kendimize ne kadar yaklaşacağız?
Neyi gerçekten istiyoruz?
Neyi korktuğumuz için yapmıyoruz?
Ve en önemlisi…
Kendi hayatımızda gerçekten var mıyız?
Belki mesele ne kadar uzun yaşadığımız değildir.
Mesele, yaşadığımız zamana ne kadar kendimizi kattığımızdır.
Çünkü insan yalnızca nefes aldığı kadar yaşamaz.
Hissettiği, seçtiği, sevdiği, cesaret ettiği, irade gösterdiği ve kendi olarak var olduğu kadar yaşar.
Yok olmaktan korkmadan önce kendimize şu soruyu sorabiliriz…
“Ben bugün gerçekten var mıyım?”
Bu cevap, insanın hayatının yönünü değiştirecek kadar yakındır.
Kendimize…
Sevgiyle 🌸
Pınar Karakoç

