Bir Tutam Vicdan, Bin Umut…
Hayat, kimi zaman düz ve sakin akan bir nehir, kimi zaman ise önümüze çıkardığı engellerle bizi sınayan azgın bir sel gibidir. Böyle zamanlarda insanoğlunun en çok ihtiyaç duyduğu şey nedir? Para muazzam…
Hayat, kimi zaman düz ve sakin akan bir nehir, kimi zaman ise önümüze çıkardığı engellerle bizi sınayan azgın bir sel gibidir. Böyle zamanlarda insanoğlunun en çok ihtiyaç duyduğu şey nedir? Para muazzam bir güçtür, başarı tatmin edicidir, lakin iş o dar günün kapısını çalmaya geldiğinde, insanın aradığı ilk şey sıcak bir eldir.
Birlik ve beraberlik kelimeleri, kulağımıza ne kadar da melodi gibi gelir değil mi? İçimizi ısıtır, yüzümüzde ufak bir tebessüm oluşturur. “Keşke” deriz, “Keşke her sektörde, her alanda insanlar birbirine omuz verse.” Hayatın o uğultulu koşturmacasında, birbirimizin sırtına basarak yükselme hırsı yerine, el ele vererek zirveye çıkma kültürü hakim olsaydı, bu dünya gerçekten de yaşanmaya değer bir cennet olurdu.
Lakin inkar edemeyiz; insan egosunun o keskin bıçağı, zaman zaman en masum değerlerimizin üzerinden geçip gidiyor. Zor durumda kalmak, bir dala tutunmaya çalışmak, bir dostun ya da tanımadığımız bir yabancının yardımına muhtaç olmak ayıp değil, aksine son derece insani hallerdir. Başımıza her an gelebilecek, hayatın o olağan akışının ta kendisidir.
Peki, bizi insan kılan nedir? İşte tam da bu noktada devreye saygı, sevgi, vicdan ve merhamet girer. Cüzdanımızın kalınlığı değil, yüreğimizin genişliğidir bizi ayakta tutan.
Neyse ki karanlık ne kadar koyu olursa olsun, yıldızlar o kadar parlak parlar. Umudumuzu yitirmedik, yitirmemeliyiz de. Çünkü biliyoruz ki istisnalar çok, güzel insanlar hala bir yerlerde varlar. Kötülük gürültülüdür, bağırır, çağırır; bu yüzden çok var gibi görünür. Oysa iyilik sessizdir, derinden yürür ve dünyayı ayakta tutan da o sessiz, kadirşinas adımlardır.
Günün sonunda kalbimizin pusulası bize yanılmadığımızı söylüyor: Yine de her şey yolunda gidecek. Yeter ki o güzel insanlardan biri olmayı, birbirimizin elini sıkıca tutmayı ve vicdanımızın sesini kısmamayı unutmayalım.


