İçeriğe geç
EDEBİYAT

Her şey vaktini bekler…

İnsan, hayatın en zor taraflarından birini kabullenmekte zorlanır… Her şey bizim istediğimiz zamanda olmaz.   Bazen çok isteriz. Çok bekleriz. Çok çabalarız.   Olmasını istediğimiz şey için bütün kapıları zorlar, bütün ihtimalleri…

İnsan, hayatın en zor taraflarından birini kabullenmekte zorlanır…

Her şey bizim istediğimiz zamanda olmaz.

 

Bazen çok isteriz.

Çok bekleriz.

Çok çabalarız.

 

Olmasını istediğimiz şey için bütün kapıları zorlar, bütün ihtimalleri hesaplar, hatta bazen kendimizi bile tüketiriz.

 

Sonra olmayınca, hayal kırıklığına uğrar hayatın bize geç kaldığını düşünürüz.

 

Oysa belki de geç kalan hayat değildir.

 

Belki biz, hayatın zamanını kendi saatimizle ölçüyoruzdur.

 

Bir tohum toprağa bırakıldığında ertesi gün çiçek açmaz ki.

 

Karanlığın içinde kök salar, sonra sessizce büyür. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şey olmuyor gibi görünür. Ama o görünmeyen  yerde aslında bir hazırlık vardır.

 

İşte insan hayatında da bazı dönemler böyledir.

 

Hiçbir şey değişmiyor gibi görünürken, aslında içimizde bir şeyler yer değiştiriyordur.

 

Kimbilir…

 

Bazen bir bekleyiş, bizi gelecek olana hazırlıyordur.

 

Bazen bir gecikme, bizi henüz hazır olmadığımız bir şeyden koruyordur.

 

Bazen kapanan bir kapı, henüz göremediğimiz başka bir yolun başlangıcıdır.

 

Çünkü her güzelliğin yalnızca kendine ait bir zamanı değil, bizim de ona hazır olmamız gereken bir zaman vardır.

 

Bir insan hayatımıza erken girdiğinde, doğru insan olsa bile yanlış zamanda olabilir.

 

Bir hayal, henüz hazır olmadığımız bir dönemde gerçekleştiğinde, onu taşıyamayabiliriz.

 

Bir fırsat, biz kendimizi tanımadan geldiğinde, ne istediğimizi bilemediğimiz için onu fark etmeyebiliriz.

 

Demek ki mesele yalnızca bir şeyin hayatımıza gelmesi değil. Bazen asıl mesele, o geldiğinde onu karşılayabilecek kişi haline gelmiş olmaktır.

 

Bu yüzden hayatımızı başkalarının zamanıyla ölçmek, kendimize yapabileceğimiz en büyük haksızlıklardan biridir.

 

Mesela;

Birinin bugün ulaştığı yere sen yarın ulaşabilirsin.

 

Bir başkasının baharı gelmişken sen hala kışta olabilirsin.

 

Ama hiçbir mevsim sonsuza kadar sürmez. Yani geç açan bir çiçek, erken açan çiçekten daha değersiz değildir.

 

İnsanın kendisine öğretebileceği en büyük sabır, henüz olmayan şeyler için kendini eksik hissetmemektir.

 

Bazı şeyler olmuyorsa, bu her zaman yanlış yerde olduğumuz anlamına gelmiyor.

 

Bazen sadece henüz olması gereken zamandayızdır.

 

Hayatın bazı cevapları, onları zorladığımızda değil de zamanı geldiğinde kendiliğinden anlam kazanır.

 

Bu yüzden her şeyi oldurmaya çalışma.

 

Bazı kapıları zorlayarak değil, zamanı geldiğinde açılmasına izin vererek geçersin.

 

Bazı insanları hayatında tutmak için çabalamak yerine, kalmak isteyenlerin kalmasına izin verirsin.

 

Bazı hayallerin peşinden giderken, bazı yolların da senden uzaklaşmasına izin verirsin.

 

Beklemek dediğimiz şey aslında çok şey yapmaktır.

 

Beklemek, hayatın senden önce bildiği bir zamana güvenmektir.

 

Bugün anlam veremediğin bir gecikme, yarın belkide hayatındaki en büyük iyiliklerden biri olarak karşına çıkacak.

 

Bugün açılmayan bir kapının önünde geçirdiğin zamanda, belki öğrenmen gereken bir şey vardır.

 

En önemlisi belki de hayatın en güzel tarafı, her şeyi aynı anda vermemesidir.

 

Bazı şeyler beklediğimiz için güzeldir.

 

Bazı karşılaşmalar zamanı geldiği için anlamlıdır.

 

Bazı başlangıçlar, önce bitmesi gerekenlerin ardından gelir.

 

Bazı cevaplar da ancak sustuğumuzda duyulur.

Bir çiçek kendi mevsimini…

Bir nehir kendi yatağını…

Bir insan kendi yolunu…

Belki sen de kendi zamanını.

 

Bu yüzden kendine geç kaldığını söyleme. Hayatını başkasının takvimine göre yaşama.

 

Henüz olmayan şeylerin yokluğunu, kendi değerinle karıştırma.

 

Senin hikayen, başkasının hikayesine benzeyerek güzelleşmeyecek. Senin hikayenin de kendine ait bir zamanı var.

 

Zamanı geldiğinde belki geriye dönüp baktığında şunu fark edeceksin…

 

Meğer gecikme sandığın şey, hazırlıkmış.

 

Kaybolmak sandığın şey, yön değiştirmekmiş.

 

Beklemek sandığın şey, büyümekmiş.

 

Olmuyor sandığın bazı şeyler, aslında olması gereken zamanı bekliyormuş.

 

Unutma…

Hayatın bazı güzellikleri bize geç gelmez.

Tam zamanında gelir.

 

Sevgiyle 🌸

Pınar Karakoç

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir