Herkesin bir fikri var illaki annelikle ilgili. Benimse bugünlerde en çok aklımdan geçeni “Dünyada öğretilen bütün bilgilerin hiçbiri bize, bir ananın bakışının, bir kelimesinin verdiği şeyi vermeye muktedir değildir.” diyerek ifade etmiş Raabe. Biz ömrümüzün güvenli bağlanmayı öğrenmemizi gerektiren ilk günlerini annemizle yaşarız. Bilmeden kendimizde annemizden çok şey taşırız. Ne de olsa Henry Ford’un dediği gibi ‘‘Anne kalbi, çocuğun okuludur.” İnsan karakterinin oluşumunda anne sevgisinin rolü çok büyüktür.
Bizzat deneyimledim ki bu sözü eğer ünlü oyun yazarı August Strindberg söylemese ben söylerdim: “Bir kadın, anne olana kadar çocuktur.” Ne kadar büyük sorumluluklar almış olursa olsun insan, bir anne olmanın sorumluluğunu bunların hiçbirinde yaşamış hissedemiyor. En azından benim için bu böyle oldu. Yazılarıma da bu yüzden uzun bir ara vermiş bulunmaktayım. Hayatımın merkezinde artık sadece işim yok, imkansız meslek annelik 🙂
Beni anne olana kadar üzen herkese artık çocuğum da bağlanma kuramı gereği üzüleceği için Cemal Süreya gibi oğlumun dilinden de diyorum ki “En az benimki kadar annemin de ahı tutar sana. Burnumdan getirdiğin süt, onun sonuçta.”
Velhasılıkelam Evrensel bakış