İçeriğe geç
İletişim

Sabrın ve Vicdanın Limanı : Tevekkül

​Modern dünyanın hızına yetişmeye çalışırken, hayatın kontrolümüz dışındaki akışı karşısında sık sık savruluyoruz. Planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz; fakat yarının ne getireceğini bilememenin getirdiği belirsizlik ruhumuzu yoruyor. Oysa insanın omuzlarındaki bu ağır yükü…

​Modern dünyanın hızına yetişmeye çalışırken, hayatın kontrolümüz dışındaki akışı karşısında sık sık savruluyoruz. Planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz; fakat yarının ne getireceğini bilememenin getirdiği belirsizlik ruhumuzu yoruyor. Oysa insanın omuzlarındaki bu ağır yükü hafifletecek, fıtratına en uygun sığınak hep aynı kalmıştır: Tevekkül.
​Hayat, zıtlıkların dansından ibarettir. Baharın getirdiği coşku da kışın dondurucu ayazı da bu asırlık yolculuğun doğal parçalarıdır. İnsanoğlu olarak başımıza güzelliklerin de sıkıntıların da gelmesi son derece normaldir. Ne var ki günümüzde yaşadığımız en büyük çıkmaz, her şeyi kontrol etme arzumuzdur. Her detayı yönetemediğimizde öfkeleniyor, sabrımızı yitiriyor ve en önemlisi birbirimize karşı taşıdığımız merhamet duygusunu hırpalıyoruz.
​Oysa inancımız ve geleneklerimiz bize başka bir kapı aralar. “Elinden geleni yap, gerisini takdir edene bırak” düsturu, bir acziyetin değil, aksine en yüksek bilincin ifadesidir. Kabullenmek; mücadeleden vazgeçmek değil, eldeki imkânların sınırını bilip kalbi bir huzura kavuşturmaktır. Ne yaşarsak yaşayalım, başımıza gelenlerin bir imtihan, bir olgunlaşma vesilesi olduğunu idrak ettiğimizde bakış açımız kökten değişir.
​Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, sabır vicdanımızla ve merhametimizle hareket etmektir. Dünyanın gürültüsü içinde hırslarımıza yenik düştüğümüzde, en çok insanlığımızı kaybediyoruz. Kalbimiz katılaşıyor, tahammülümüz azalıyor. Tevekkül ise tam bu noktada ruhumuza şifa sunar. Başımıza gelen acıyı da sevinci de olgunlukla karşılayabilmek, hem kendimize hem de etrafımızdaki insanlara merhametle yaklaşabilmemizin ön koşuludur. Kendine karşı şefkatli olamayan insan, başkasına nasıl merhamet edebilir?
​Hayatın rüzgârı sert estiğinde köklerimizden kopmamak için sığınacağımız en güvenli liman yine içimizdeki teslimiyettir. Bazen yapabileceğimiz en erdemli eylem, direnmeyi bırakıp akışa güvenmektir. Çünkü biliriz ki, her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı vardır. Sabırla demlenen bir hayat, vicdanla yoğrulmuş bir vicdan ve tevekkülle sarmalanmış bir ruh, modern dünyanın tüm fırtınalarına karşı en sağlam kalandır.
​Bugün, durup derin bir nefes almanın ve hayatı olduğu gibi kucaklamanın tam zamanıdır.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir