Hayatınızda yaşadığınız şeylerle ilgili tıkanıklık hissettiğiniz dönemler oldu mu hiç? Benim geçmişte olmuştu. Uğraşırsınız, mücadele edersiniz ama hiç bir şey olmaz. Hatta her şey daha da kötüye gidecekmiş gibi hissederseniz. Neyse ki benim bu zamanlarım çok geçmişte kaldı. Eğer sizde hayatınız ile ilgili böyle tıkanıklıklar hissediyorsanız onları aşabileceğinizin bilincinde olun. Tıkalı yollarınızı açın, tıkalı işlerinizi açın, tıkalı kalbinizi açın. Bunu nasıl yapacaksınız peki. Öncelikle zihninizden geçirdiğiniz ve içinizde hissettiğiniz tüm olumsuz ve negatif duyguların farkında olun. Sessiz bir gözlemci gibi onları gözlemleyin. Ne düşünüyorsunuz, ne hissediyorsunuz ve bu düşündüğünüz hissettiğiniz şeylerin gerçeklik payı var mı yoksa sadece sizin içsel kuruntu ve korkularınızdan mı oluşuyor bu duygu ve düşünceleriniz. Daha önce yazmıştım biz ne düşünürsek o oluruz diye. Büyük ihtimalle zihninizde düşündüğünüz negatif düşünceler ve dahası içinizde hissettiğiniz olumsuz duygular yaşamınızın önüne taş koyuyor. Çünkü düşündüğünüz şey gerçekleşir. Bir şeyi zihninizde kurcalamaya başladığınızda onu yaşamınıza çekersiniz çünkü beyninize ben bunu yaşamak istiyorum komutu vermiş olursunuz. Peki, bu durumdan nasıl kurtulabiliriz. Çünkü bazen başka türlü düşünmek ve negatife odaklanmamak pek mümkün olmuyor. Öncelikle bu düşüncelerinizin farkına vardıktan sonra bunları reddetmek yerine kabul edin. Evet, şu anda böyle düşünüyor olabilirim ama bu gerçekten gerçek mi diye kendinize bir sorun. Sonrasında zihninizde bu düşüncenin hayali belirdiği anda, bu görüntüyü zihninizde ışığını ve rengini soldurun, zihninizdeki görüntüyü küçültün ve bir çöp gibi buruşturup güneşin kalbine erimesi ve yok olması için gönderin. Ben bu tekniği yıllar önce Tom Robbin’sin yazdığı “İçinizdeki Devi Uyandırın” kitabında okumuştum ve çok faydasını görmüştüm. Bunu sizi bunalıma sokan duygularınız içinde yapabilirsiniz. Önce duygularınızla ilgili farkındalık kazanın ve hoşunuza gitmeyecek negatif bir duyguyla karşılaşırsanız kendinize şu soruları sorun; bu duygu en temelde ve en derinden nereden geliyor? Eğer bir duyguyu hissediyorsanız, bu büyük ihtimalle ilk defa hissettiğiniz bir duygu değildir. Daha önce defalarca farklı şekillerde, farklı olaylarda ortaya çıkan bu duygu temelde belki de çok eski bir yaranızı tekrar tekrar yaşamak istemenizden kaynaklanır. Biz ne duygularımızın ne de düşüncelerimizin bilinçli bir şekilde farkına varamıyoruz çoğu zaman. Bunun için yaşamın içinde karşılaştığımız olaylara otomatik tepkiler vermeye başlıyoruz. Bir nevi bir robot gibi ezberden yaşamaya başlıyoruz. Çoğu insan yaşamını bu şekilde idame ettiriyor. Fakat ne düşündüğümüzün, ne hissettiğimizin farkına varırsak, duygularımızdan kaçmaya veya onları bastırmaya çalışmazsak, yaşam bizim için tıkanıklıkların ortadan kalktığı ve tüm kapıların açıldığı bir mucizeye dönüşür. Biz bunu yapabiliriz. Bu bizim elimizde. Farkındalıkla yaşamayı seçin, otomatik tepkiler vermeyi bırakın, ezberden yaşamaya son verin ve başınıza gelecek yeniliklere açık olun. O zaman yaşamın nasıl mucizevi bir şekilde aktığını göreceksiniz ve hep akışta olmayı deneyimlemeyi öğreneceksiniz. Akışta olursanız ne mi olur? Yaşam bir dansa dönüşür. Evrenle dans ettiğiniz ve bu harmoni içinde mutlu olduğunuz bir dansa dönüşür. Elbette başımıza her zaman mucize gibi iyi olayların gelmesini bekleyemeyiz. Yaşam başımıza gelen iyi şeyler ve kötü şeylerin bir bütünüdür. Siz akışta olursanız, başınıza gelen belki de kötü bir olayın, sizi başka kötülüklerden korumak için ya da başınıza daha iyi şeyler gelmesine engel olmaması için geldiğini görürsünüz. Yaşadığımız her şey bir derstir. İyi ya da kötü hiç fark etmez bu olaydan alman gereken ders ne, onu al ve yaşamına devam et. Çünkü sen dersini almadıysan hayat aynı sahneyi sen dersini alana kadar karşına çıkarır. Dik dur, yaşadıklarının bilincinde ol, yaptıklarının bilincinde ol, söylediklerinin bilincinde ol, davranışlarının bilincinde ol. Davranışlarının, hareketlerinin, söylediklerinin neye mal olacağının farkında ol ve bunu göze alabiliyorsan o şekilde hareket et, alamıyorsan da davranışlarını, düşüncelerini ve hareketlerini değiştir. Sen çok yüksek bir potansiyele sahip bir varlıksın. Ezberden üç beş özelliğinle yaşamayı bırak. İstersen dağları bile aşabilirsin. Belki kanat takıp uçabilirsin. Belki de görünmez olabilirsin. Nereden biliyorsun yapamayacağını. Ufkunu genişlet, kalbini genişlet, vizyonunugenişlet, ruhunu genişlet. Ruhuna dokundun mu hiç. Kendi ruhuna dokun ve oradan yaşamaya başla. İçine kendi ruhunu kattığın hiç bir şey başarısız olamaz. Çünkü biz ne yaparsak yapalım ruhumuzla yaptığımızda varoluşumuzu ortaya koymuş oluyoruz ve O’nun varoluşunu yaşatmış oluyoruz. Ruhum ruhunuzu biliyor, ruhum ruhunuzu yaşıyor ve ruhum ruhunuzu seviyor.
Velhasılıkelam Evrensel bakış