İçeriğe geç
İletişim

DÜŞMANIMIN DOSTU…

​Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, stratejik ortaklıkların ötesinde “İki devlet, tek millet” anlayışına dayanan sarsılmaz bir gardaşlıktır. Nitekim Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin tüm imkânlarıyla Can Azerbaycan’ın yanında durması, bu kader birliğinin en somut…

​Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, stratejik ortaklıkların ötesinde “İki devlet, tek millet” anlayışına dayanan sarsılmaz bir gardaşlıktır. Nitekim Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin tüm imkânlarıyla Can Azerbaycan’ın yanında durması, bu kader birliğinin en somut göstergesi olmuştur.

​Ancak siyasetin soğuk dengeleri, bazen bu duygusal bağları yaralayan tezatlar doğuruyor. Gazze’de yetmiş bine yakın Filistinli masumun katledildiği bir dönemde, Azerbaycan’ın İsrail devleti ile sürdürdüğü yakın dostluk ve stratejik ilişkiler Türk kamuoyunda derin bir burukluk yaratmaktadır.
​Özellikle Türkiye’nin hava sahasını kapatma kararına rağmen, İsrail Cumhurbaşkanı’nın Azerbaycan’daki zirveye kendi özel uçaklarıyla getirilmesi, ilkeli bir duruş ile jeopolitik çıkarlar arasındaki çelişkiyi net bir şekilde gözler önüne sermiştir.

​Her devletin kendi çıkarlarını koruma hakkı olsa da, vicdan ve adalet söz konusu olduğunda “Düşmanımın dostu” denklemi kabul görmemektedir.

​Sonuç olarak; Türkiye ile Azerbaycan arasındaki gardaşlık bağı şüphesiz çok kıymetlidir. Ancak hakiki dostluk, zor zamanlarda ortak değerlerde birleşebilmektir. Mazlumların ahı yükselirken zalimlerle kurulan stratejik bağlar vicdanları sızlatmaktadır. Türk milletinin temennisi, Can Azerbaycan’ın jeopolitik hesapların ötesine geçerek tarihin ve adaletin yanında durması, kardeşlik hukukunun gereğini yerine getirmesidir.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir