İçeriğe geç
Hayvan

Sevginin Ağır Yükü ve Taşıyabilme Cesareti

​İnsanın bu dünyaya gelişi, özünde hep aynı temel sorular ve arayışlarla şekillenir: Yaşamak, mutlu olmak, sevmek ve sevilmek… Hayatın en saf, en ipeksi kıvrımıdır sevgi. Bebeklerin gözlerindeki masumiyetten, bir dostun omzunda bulduğumuz…

​İnsanın bu dünyaya gelişi, özünde hep aynı temel sorular ve arayışlarla şekillenir: Yaşamak, mutlu olmak, sevmek ve sevilmek… Hayatın en saf, en ipeksi kıvrımıdır sevgi. Bebeklerin gözlerindeki masumiyetten, bir dostun omzunda bulduğumuz huzura kadar hayatımızın merkezinde hep o vardır. Peki, ama en çok ihtiyaç duyduğumuz, ruhumuzu besleyen bu en güzel duygu neden bazen omuzlarımıza tonlarca ağırlıkta bir yük gibi biner? Neden insanlar sevilmenin, sevgiyi sırtlamanın altında ezilebilir?
​Sorumluluğun Görünmeyen Bedeli
​Sevmek, sadece “Seni seviyorum” cümlesini kurmaktan ibaret değildir. Asıl mesele, o kelimenin arkasında durabilmek, karşısındakinin dünyasında bir sığınak olabilmektir. Sevgi, büyük bir sorumluluk ister. “O değere karşılık verebilecek miyim? Bu güvenin altından kalkabilecek miyim?” soruları, vicdan sahibi her insanın iç sesidir. Çünkü birine bütün benliğinizle kapı araladığınızda, onun mutluluğunun da hüznünün de bir parçasını üstlenirsiniz. Bu devasa sorumluluk, bazı ruhlara korkutucu gelebilir.
​Beklenti Çemberi ve Korkular
​Sevginin ağırlığını artıran bir diğer unsur da beraberinde getirdiği beklentilerdir. Sevilmek, güzel olduğu kadar insanı savunmasız kılar. Çok sevildiğini hisseden biri, o sevgiyi kaybetme korkusuyla yüzleşmeye başlar. Ya hayal kırıklığına uğratırsam? Ya o sevgiyi hak etmediğim anlaşılırsa? Bu gibi içsel kaygılar, insanları sevgiyi kabul etmekten ya da o yoğun duyguyu sahiplenmekten alıkoyar. Sevginin karşılığını verebilmek, kusurlarla yüzleşmeyi ve cesaretle teslim olmayı gerektirir; bu da her yiğidin harcı değildir.
​Sevgi Sakınılmaz Bir Amaçtır
​Tüm bu zorluklara ve ağırlıklara rağmen, çocuklarımızdan hayvanlarımıza, eşimizden dostlarımıza kadar uzanan o sevgi zinciri hayattaki en büyük dayanağımızdır. Bu kadar güzel ve iyileştirici bir duyguyu hayatımızdan esirgemek, ruhumuzu kendi ellerimizle kuraklaştırmak demektir. Sevginin yükü ağırdır, evet; ama o yükü taşımayı göze alabildiğimiz oranda insanlaşırız.
​Belki de hüner, sevgiden kaçmakta değil; onun taşıdığı sorumluluğu ve ağırlığı onurla sırtlayıp, kalpten kalbe köprüler kurabilmektedir. Ne dersiniz, bu yükü birlikte taşımaya değer değil mi?

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir