İçeriğe geç
İletişim

Sevmekten Korkulan Bir Çağda İnsan Kalabilmek

​İstisnalar vardır bu hayatta… Kalabalıkların kirlenmişliğine, hırslarına ve hesaplarına teğet geçip gitmiş; içindeki o çocuksu saflığı, sadeliği ve tertemiz merhameti sonuna kadar koruyabilmiş güzel insanlar. ​Onlar göğüs kafeslerini ardına kadar dünyaya açarlar.…

​İstisnalar vardır bu hayatta… Kalabalıkların kirlenmişliğine, hırslarına ve hesaplarına teğet geçip gitmiş; içindeki o çocuksu saflığı, sadeliği ve tertemiz merhameti sonuna kadar koruyabilmiş güzel insanlar.
​Onlar göğüs kafeslerini ardına kadar dünyaya açarlar. Bir tebessümü, bir tatlı sözü, bir tutam şefkati hiç kimseden esirgemezler; üstelik karşılığında hiçbir şey beklemeden… Fakat tam da bu noktada, akıl almaz bir duvara çarparlar.
​İnsan hiç sevgiden korkar mı? Hiç içten bir şefkatten kaçar mı insan?
​Ne yazık ki çağımızın acı gerçeği bu: Korkuyorlar. Yalansız, hesapsız ve saf sevgiyle karşılaştıklarında, altında bir menfaat, bir gizli ajanda arıyorlar. İçtenliğe o kadar yabancılaştı ki insanoğlu, kendisine uzatılan samimi bir eli büyük bir tehdit gibi görüp geri kaçıyor. Oysa iyi günde de kötü günde de birbirine muhtaç varlıklardır insanoğulları. Yalnız başına taşınamayacak kadar ağırdır bu yaşamın yükü.
​Tam “Tamamdır” diyorsunuz; “Buldum o güzel ruhu. Artık sırtımı yaslayabileceğim, dertleşebileceğim, güvenle içimi dökebileceğim bir dostum var.”
​Fakat tam da hayatınızı, gönlünüzü açtığınız an; hiç beklemediğiniz bir anda arkasını dönüp giden bir gölgeyle baş başa kalıyorsunuz. Ardında kocaman bir hayal kırıklığı, bir sürü cevapsız soru bırakarak kaybolup gidiyorlar. Bu hayal kırıklıkları nereye kadar sürer, bu yorgun ruhlar ne zaman bir huzur limanı bulur bilinmez.
​İnsan bazen o derin yalnızlık anında kendine sormadan edemiyor: “Bilseydim sevmenin, şefkatin, merhametin bu kadar ağır bir yük, bu kadar afsız bir kusur sayılacağını; yine de açar mıydım gönlümü bütün dünyaya?”
​Gerçek şu ki; hayat o hesapsız, o tertemiz insanları hiçbir yere sığdıramıyor. Dünyanın dar kalıpları, o koca yüreklere küçük geliyor.
​Ama ne olursa olsun, bütün bu kaçışlara ve kırgınlıklara rağmen duamız ve duruşumuz değişmemeli. İçimizdeki o güzel pınarın kurumasına izin veremeyiz. Bırakın sevgiden korkanlar kaçsın, maskelerle yaşayanlar kendi karanlığında kaybolsun. Biz yine de dualarımızda ve adımlarımızda “İyilik de güzellik de bitmesin bu dünyada” demeye devam edeceğiz.
​Çünkü dünya, her şeye rağmen karşılıksız sevebilen o istisna yüreklerin hürmetine ayakta duruyor.Sevgi verdin, şefkat verdin karşılıksız;
İnsanlar sevgiden kaçtı, kaldı yalnız.
Gönül kapını açtın da ne oldu sanki?
Emeğin yok sayıldı, kaldın dermansız.
​Yine de içindeki iyilik hiç bitmesin,
Dünya kaçsa da senden, o güzel ruhun dinmesin.

Yorum yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir