Mevsimler

Güneş açar kalbimize yaz gelir. Güneş açar ruhumuza yaz gelir. Güneş açar tenimize yaz gelir. Yaz gelmeden önce hafifleyin zaten yazla birlikte hafifleyeceksiniz. Yazın fazlalıklarımızdan kurtuluruz, yazın kendimize daha dikkat ederiz, yazın hafif şeyler giyer, hafif yemekler yer, hafif değişiklikler yaparız. Yaz güzeldir ve elbette özeldir. Tatile genelde yazın gidilir, okullar yazın tatil olur ve çoçuklar mutlu nidalarla sokakları doldurur. Güneş her gün bir başka doğar, enerjisini yayar. Yaz deyince akla gelen şeylerden biri de elbette yüzmektir. Yüzmek bana kalırsa ruha iyi gelen yegane sporlardan biridir. Aynı zamanda güzel bir meditasyondur bana kalırsa çünkü yüzerken zihninize doluşan gereksiz düşünceler eriyiverir. Yüzünce hem nefesiniz tazelenir, hem de vücudunuzdaki tüm kaslar çalışır, uzar ve esner, posturünüz düzelir. O yüzden yaz güzeldir, yaz özeldir. Gerçi her mevsimin güzelliği kendine özeldir. Kış mesela, kış demek sıcak bir kahve ya da çay eşliğinde kitabınızı yudumlamak demektir. Ya da yağan yağmurun ardında kalan toprak kokusunu içinize çekmek demektir. Şöyle bir an hayal edin. Dışarıda sağanak bir yağmur var ve siz elinizde kahvenizle yağmurun toprağı yıkayışını izliyorsunuz. Yağmur sesi sizi dinginleştiriyor. Ruhunuz huzur buluyor. Bir sabah uyanıyorsunuz ve her yer bembeyaz. Dışarıda nefes kesen bir soğuk var ama içiniz sıcak. Karda yürüyorsunuz ve ayak izleriniz yolu şekillendiriyor. Doya doya kartopu oynuyorsunuz. Ellerinizi hissetmeyecek noktaya geliyorsunuz ama bu hoşunuza gidiyor ve mutlusunuz. Peki bahara ne demeli, cıvıl cıvıl kuş sesleri, rengarenk açan ağaçlar ve çiçek kokuları, yeşilin en güzel tonları ruhunuzda baharı açtırıyor mu? Sonbahar hüzünle ilişkilendirilir ama aslında yenilenme dönemidir. Ağaçlar yapraklarını döker ve yerine yenileri gelir. Her şey muhteşem bir döngüde yaşamına devam eder. Dört mevsimi yaşayabildiğimiz için çok şanslıyız. Hepsinin tadı ayrı, yeri ayrı, manası ayrı. Biz bu dört mevsimi kendi ruhumuzda da yaşıyoruz. Bedenimizde de yaşıyoruz. Bazen buz kesiyoruz, bazen cıvıl cıvıl cıvıl oluyoruz, bazen çiçek açıyor ruhumuz, bazende yaprak döküyoruz. Ne olursa olsun her şey yeni bir şeye evriliyor, dönüşüyor ve yaşam döngüsü kendi içinde akıp gidiyor. Baharda çiçek açın, kışın arının, sonbaharda yenilenin ve yazın kanat takın. Sonra bir karar verin siz hangi mevsim olmak istersiniz? Ekinlerinizi ekin kendinize ve ürünlerinizi toplayın. Her şeyin aslında gelip geçici olduğunun farkına varın. Aslolan ne peki? Sizin için kalıcı olan ne? Sonbahar, kış, ilkbahar, yaz. Bu durmadan böyle devam eder. Hepsi görevini en iyi şekilde icra eder. Sende tüm bu döngüye en güzel şekilde ayak uydurursun. Üzerine düşeni yaparsın. Kışın kalın giyinirsin, yazın daha rahat. Baharda çiçek ekersin. Kendin için iyi bir şey yap ve kendine ve yaşayacağın değişimlere adapte ol, direnmeden. Çünkü mevsimler gibi her şey gelir ve geçer. Aslolan sensin. Kendine sahip çık. Kendini sev. Kendin ol. Her mevsimin güzelliğini ayrı ayrı yaşa. Şikayet etme yazın çok sıcak diye, kışın da üşüyordun. Bulunduğun anın tadını çıkar, çünkü o andan sadece bir tane var. Kıymetini bil sahip olduğun şeylerin çünkü bu şekilde sana daha çok verilir. Kendi topraklarını sula, onları kurutma. Çorak topraklarda yaşam olmaz unutma. Sen yeşertmeyi seç ve yeşert sahip olduğun ne varsa.

hakkında Banu ŞAHİN

Banu ŞAHİN

Ayrıca Kontrol Et

BİR DİLEK

…şimdi   Yalnızlığın ötesi, mutluluğun neşesine sebep yaşanmışlıklar, dostluklar… Birlikte yapılan kahvaltılar… Hal hatır sormanın …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir