Uyum

Bukalemun girdiği ortamın rengine bürünür. Bu onun yaratılışından ileri gelir. Sizin yaratılışınız nasıl? Girdiğiniz ortama uyum sağlar mısınız yoksa aykırı mısınız genelde. Aslında adaptasyon herkesin yaratılışında var. Eğer girdiğimiz ortama adaptasyon sağlayamazsak hayatta kalamayız. O yüzden çok soğuk iklimlerde yaşayanlar soğuğa adapte olmuşlardır. Bu onlar için bir mesele değildir. Ama ekvatorda yaşayan birini kutuplara atsanız sanırım feleğini şaşırır. Yada kutuplarda buzdan mağaraların içinde yaşayan insanları tropik iklimlerde konuşlandırmak onları pek mutlu edecek bir hadise değildir. Yine de bir süre sonra insan bulunduğu ortama adapte olmaya başlar. Biz her ne kadar öyle gözükmesek de uyumlu varlıklarız. Bu doğamızda var. Peki neden günlük hayat içindeki sıradan hadiselere uyum sağlamakta güçlük çekiyoruz. Çoğu şeyi gözümüzde büyütüp kendimizi hırpalıyoruz. Uyum sağlamak bize neden bu kadar zor geliyor. Aslında uyum sağlamak zor değil. Fakat mesele şu; bir balığı ormanın içine atıp hadi sen bundan sonra burada yaşayacaksın, maymunlar gibi ağaçlara tırmanacaksın desek bu ne kadar mantıklı olur. Pek mantıklı gözükmüyor dışardan bakıldığında. Zamanla alışır oda ormanda yaşamayı öğrenir desek ve maymunlar yaşıyor ya oda yaşasın desek bu haklı bir beklenti olur mu? Balık maymuna benzemez. Maymununda aslanla alakası yoktur. O halde mesele kendi doğanızı yaşayacağınız ortamlar içinde var olabilmenizdir. Herkes gibi olmak neden bu kadar önemsenen bir hadise anlayamıyorum. Herkes hiç kimsedir. Sen kendin gibi ol. Başkalarına benzemek, herkesin davrandığı gibi davranmak zorunda hissetme kendini. Sen ezberleri boz. Yapılmayanı yap, denenmemişi dene. Yapabiliyorsan yeni bir çığır başlat. Sana engel olan ne? Yapamadıkların için üzülmek yerine, yapabiliyor olmanın mutluluğunu yaşamak seni kamçılamaz mı? Neden aynı olasın? Sen bir başyapıt yarat kendin için. Ne olmak istiyorsan onu ol. Ne yapmak istiyorsan onu yap. Ama hatırla, bunları yaparken her zaman paylaşabileceğin insanlar olsun etrafında. Yalnız olma. Yalnızlaşma. İstemediğin ortamlarda kalmak zorundaysan sakın kendine yabancılaşma. Koruman gereken şeyler var. Enerjin, sevgin, neşen, aşkın. Bunları sakın kolayca tüketip harcama. İnsanın ulaşabileceği en üst mertebelerden biri sevgi ve aşktır. Bu duyguları gerçekten hissedip, yaşayabilmektir. Kolay bulunur gibi gözükse de gerçek sevgiyi bulmak öyle çokta kolay değildir. O yüzden eğer karşına çıktıysa yolunun bir köşesinde böyle bir şey koru bunu. Korumak güzeldir, korumak elzemdir, korumak güçtür. Neden harcayasın bunları kolayca. Neden kimse umrunda değil, dünya umrunda değil gibi davranasın, herkesi bu kadar önemserken. Kolay mı söyle şimdi. Kolaylaştır bazı şeyleri kendin ve çevren için. Çünkü insanları anlamak Tanrı’yı anlamak demektir. Sev bazı şeyleri hak için. Çünkü sevgi dili en güçlü dildir. Konudan her ne kadar sapmış gibi gözüksemde aslında hepsi bir bütün. Sen kendini ait hissettiğin ortamlarda yapmak istediğin şeyi yaparsan, bu hayatının her alanına pozitif bir şekilde yansır. Enerjin tükenmez, sevgin güçlenir, neşen pekişir, aşkın akar dolu dizgin. Ama sen aynı sensin aslında. Kendini ait hissetmediğin ortamdaki de aynı sensin. Aynı enerji, aynı sevgi, aynı neşe. Bir fark var; bu durum içindeyken bunlar günden güne erirken, ait olduğun yerde ise günden güne artar. O zaman yaşamı daha mutlu bir şekilde yaşaman daha kolay olur. Şöyle bir şey hayal edin; yapmak istediğiniz şeyi yapıyorsunuz, bunu yaparken kuvvetli bir tutku ve aşk hissediyorsunuz, bu enerjinizi daha da arttırıyor, daha uyumlu olmaya başlıyorsunuz. Mutlusunuz ve mutlu olduğunuz için aslında uyumlusunuz da. Bu durum size özel hayatınızda da uyum ve harmoni getirir, aile hayatınızda da sevgi ve daha çok paylaşım getirir. Bu durum bana ilk yazımı hatırlattı; domino etkisi. Bir taşa dokunursunuz ve tüm taşlar yerine oturur. Siz hayatı cennet bahçelerinde yaşarsınız. Tabiki sevdiklerinizle birlikte. Hiç bir şeyin yalnız yapıldığında bir anlamı yok. Yalnızlık bizim doğamız değil. Bizim doğamız paylaşmak ve bir olmak. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.

hakkında Banu ŞAHİN

Banu ŞAHİN

Ayrıca Kontrol Et

A Y N A

Beni ne kadar çok sevdiğini ‘’şimdi’’ anlıyorum. Anlıyorum, çünkü farklılıklarımı seviyorum. Anlıyorum, çünkü renkli olmamı …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir